Tosgeb Bülteni – Olağan İkinci Genel Kurul Yapıldı.

3 Mayıs 2019 / Comments (0)

HABERLER

TOSGEB – Solucan Gübresi Üreticileri Derneği’nin ‘Olağan İkinci Genel Kurul’u 29 Nisan 2019 da sona erdi. Solucan Gübresi üreticisi kesimin yoğun ilgi gösterdiği toplantı İstanbul Şişli’deki Radison Blue Hotel’in ‘TERRACE Business Language’ adlı salonunda yapıldı.

Üç aşamada tamamlanan Genel Kurul’un son bölümünde gerçekleşen seçimlerde Tosgeb Derneği Kurucu Başkanı Antropolog Rasim Aydın, Olağan İkinci Genel Kurul tarafından TOSGEB Derneği Genel Başkanlığına oy birliği ile tekrar seçildi.

Olağan İkinci Genel Kurul, İbrahim Doğuş, Mahir Aydemir, Muammer Baktır ve Nazan Özdoğan’ı Yönetim Kurulu Asıl üyeliğine, Ahmet Nedanlı, Yusuf Yıldırım, Selçuk Zoroğlu, Zihni Güler ve Furkan Batur Kulaksızoğlu’nu Yönetim kurulu yedek üyeliklerine seçti.

Olağan İkinci Genel Kurul, Denetim Kurulu asıl üyeliklerine ise Ali Rıza Aytaç, Hüseyin Dulay ve Ümit Karanfil’i ‘Oybirliği’ ile seçerken, Yedek Üyeliklere ise, Prof Dr. Kamil Kaynak, Orhan Karslıoğlu ve Tahir Şafak İncedal’ı ‘Oybirliği’ ile seçti.

 Tosgeb Derneği, ‘Olağan İkinci Genel Kurul’ toplantısının Divan Kurulu ise, şu kişilerden oluştu. Divan Kurulu Başkanı Mehmet Cemal, Divan Kurulu saymanı Mali Müşavir Hüseyin Dulay’, Divan Kurulu yazmanı ise Hüseyin Erbaş.

Genel Kurul dolayısıyla Genel kurulun ikinci gündeminde bir konuşma yapan Rasim Aydın, Türkiye’de yaklaşık olarak 10 yıl önce yaşamımıza giren Solucan gübresi üretiminin serüveni özetledi ve TOSGEB Derneği’nin kuruluşuna zemin hazırlayan nedenleri ayrıntılı olarak anlattı ardından kuruluş sırasında belirlenen amaçları da tek/tek okuyan Aydın, iki yıl içinde belirlenen tüm hedeflere ulaşıldığı gibi daha sonra ortaya çıkan sorunların da üstesinden gelindiğini ifade etti. Aydın üreticilerin tesisleşme ve ürününü belgelendirme aşamasında ortaya çıkan sorunlarını da hem genel bazda hem de bireysel başvuru alındığında çözmek için seferber olduklarını üye olsun olmasın her başvuruyu yüksek sorumluluk bilinci ile ele alıp çözmek için istekli davrandıklarını ifade etti.

2016 yılında Gübre İş Kolunun temel sorunlarının çözümlenmesi için 6 yıllık bir hedef konularak sürecin başlatıldığı, buna karşın sadece 2 yıl içinde iş kesiminin paydaşları ile ortaklaşa hareket edilerek Gübre İşkolunun Temel Yasası, Kimyasal Gübre Yönetmeliğinin oluşmasında destekleyici oldukları gibi, Solucan Gübresi üreticilerinin neredeyse %80’ini temsil ederek diğer sivil toplum örgütü ve Kooperatiflerle de uyum içinde ortak hareket ederek Organik Gübre Yönetmeliği, ve Solucan Gübresi Yönetmeliğinin de yayınlanmasında iş kesiminin gönüllü sözcüsü olduklarını söyledi.

 KDV’nin sıfırlanması, GTİP kodu ataması ve NACE kodu atamasının, yapılması gibi temel ticari altyapı konularını da çözmenin yönetim kurulu ile birlikte kendi dönemlerinin başarısı olarak kaydedilmesini istedi.

Aydın daha sonra şöyle devam etti; “ geçen süreçte bu işte bende varım diyen herkesi dinlemeye her sese kulak vermeye çalıştık. 740 günlük görev süremizde 400 günümüz tüm ülkemiz sathında seyahat ile geçti. Üreticilerle, bilimcilerle bürokrasi ile ve karma olarak Türkiye’nin farklı yerlerinde toplam 16 Çalıştay yaptık. Bu Çalıştaylara Tekirdağ’da üretim yapan Riverm sponsor oldu. Marmara Solucan Gübresi Üreticileri Derneği’nin kuruluşunda ise Supersol’ün desteğini aldık. Yine Gübre takip sistemi kurulması tebliğinden muaf tutulmak üzere Danıştay’a yaptığımız başvuru da yine Riverm, Supersol ve Emosas şirketlerinin desteğini aldık.

Onların bu parasal destekleri olmasaydı. Bir arpa boyu bile yol alamaz ve Solucan Gübresini yasal bir ürün haline getiremezdik. Bu çalışmalarda toplamda 42 bilimci ve 300 dolayında Solucan gübresi üreticisi emek verdi. Sorunları tanımlama da ve olgunlaştırmakta bizimle birlikte hareket ettiler. Kendilerine tüm iş kesimimiz adına minnettarım. Tüm bunlardan daha da önemlisi  T.C.Tarım ve Orman Bakanlığı, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve Teknoloji Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü, Veteriner Sağlık Ürünleri, Halk Sağlığı Dairesi ve Hayvancılık Dairesi’nin tüm yönetmen ve personel ile gösterdikleri olağanüstü çabayı onurlandırmadan geçemeyiz. Bugün burada adlarını tek tek ifade etmesekte, Solucan Gübresi yasal bir ürün haline gelmiş ise bu onların olağanüstü emek ve çabaları ile biçimlendi. Tarih onların adlarını zirveye not etmiştir.

Yine Türkiye’nin Solucan Gübresi üreticilerinin dağınıklığını önlemek ve iş kesimindeki üreticilerin birbirlerine yönelik toplumsal medya üzerinden yürüttükleri anlamsız kavgaları önlemekte Antalya’da düzenlediğimiz Türkiye Birinci Solucan Gübresi Zirve toplantısı etkili oldu. Solucan Gübresi Üreticileri ortak zirvesinin Tosgeb Derneği’nin öncülüğünde 9 Dernek ve bir toplumsal platform ve 3 ayrı kooperatifin katılımı ile gerçekleşmesi iş kesimimizde bir rahatlamada sağladı.

Onların bu duyarlılığı ile ülkemizin ilk Solucan Gübresi Zirvesi başarı ile gerçekleşmiş ve gelecek için hepimize büyük umutlar vermiştir.

Bu zirve toplantısının gerçekleşmesinde Vermikültür Derneği Başkanı Ayşe Aksoy Coşkun, TosgebTürkiye Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Genel Başkanı bendeniz Rasim Aydın, Doğu Anadolu Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Başkan Yardımcısı Mahir Aydemir, Orta Karadeniz Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Başkanı Gökhan Bektaş,  İç Anadolu Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Başkanı Muammer Baktır, Marmara Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Temsilcisi Cihangir Yılmaz, SGİD Solucan Gübresi İşletmecileri Derneği Başkanı Ali Olgun, ORSOD Ordu Solucan Gübresi Derneği Başkanı Erkan Güzeldemirci, Solucan Gübresi Dayanışma Platformu sözcüsü Özkan Süslü, Anadolu Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Devrim Yücel Yüncü, Kırmızı Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Merve Köse, Çotanak Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Ahmet Ceylan, Denizli Solucan Gübresi Üretim ve pazarlama Kooperatifi Başkanı İbrahim Karakurt içten gelen çabaları ile toparlanmamıza ve bütünleşmemize katkı sunmuşlardır.

Bu gün iş kesimimizin temel sorunu sermayesizlik ve pazarlamadır. Tosgeb olarak bu iki temel sorunu aşmak için Ticaret Bakanlığı ve bünyesindeki KOSGEB ile başlattığımız ve bir aşamaya katar getirdiğimiz görüşmelere tekrar devam edeceğiz. Ülkemizin irili ufaklı üretim yapan tüm solucan gübresi üreticilerinin pazarlamadaki tıkanıklığını aşmak için pek çok iş modeli üzerinde çalıştık. En önemli sorun üreticilerin ürettikleri miktarların çok küçük olması ve üretimin ise dağınık olması. Bu durum sürdürülebilirlik açısından işimizi zorlaştırıyor.

Buna nasıl bir çözüm bulacağımızı yakında düzenleyeceğimiz bir Yenilikçi ürünlerde ve küçük miktardaki üretilmiş ürünleri pazara nasıl sunacağımız ile ilgili bir Pazarlama dağıtım ve satış zirvesi hazırlayacağız. Bu konuda Bir marka yarattık ve hem Türkiye’de hem Avrupa Birliğinde tescil ettirdik.

Bu Pazar markası altında ülkemizin lisanslı üreticileri ile işbirliği halinde hareket ederek, küçük üreticilerin satış kaygısını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Amacımız Türkiye’yi değil kıta Avrupası’nın Solucan gübresi ihtiyacına yanıt verecek ve ülkemize döviz kazandıracak kapsamlı bir iş zinciri kurmaktır.

Avrupa’ya gübrenin ihracı ile ilgili izlenecek yasal hukukun ne olduğunu bilmek için yasal başvurularımızı yaptık, şimdi Avrupa Birliği makamlarından yanıt bekliyoruz. Bu düşünce ile Avrupa ülkelerine yaptığım geziden umutlu döndüğümü söyleyebilirim” dedi.

Pazarın büyüklüğüne de dikkat çeken Aydın, Ülkemizde de büyük bir Pazar var, diyerek sözlerini şöyle sürdürdü.

Son ekonomik buhrandan dolayı tarlacılarımız neredeyse hareket edemez konuma geldi. Halbuki bizim Solucan gübresi üreticilerimiz son 4 yıl içinde verdikleri çabanın sonucunu görmek istiyor, parasızlık yüzünden ne üretim sürecini ne satış sürecini yönetmeliğe uygun başaramadılar. Sermaye sorunu en yüksek seviyede. Bunu pazarlama ve satış izliyor. Henüz tarlacılardan  talep yaratılmış değil. Bu sorunu aşmak için zamana ihtiyaç var. Ancak üreticinin dayanma gücü yok. Bu girişimci ruhu desteklemeye ve ayağa kaldırmaya  zorunluyuz. Bu yüzden hükümetimizin sağlayacağı olanakların yetersizliği karşısında başka kaynak arayışlarına da yönelmemiz ve şansımızı her yerde zorlamamız gerekli.  Avrupa’da ilerlemek lokomotif görevi görebilir. Bunu başarırsak kısa sürede önemli bir atılım yapmış oluruz.

Üreticilere çağrım; Lütfen bu büyük çıkışı düşünün işlerinizi kurarken mutlaka teknolojiye önem veriniz. Bugün olmayan pazar için ürettiğiniz gübre yarın talep yaratıldığında geleneksel yöntemle yanıt veremeyeceğiniz hale gelecektir, ürünün niteliği, ambalajlama, depolama ve taşıma süreçlerinde mutlaka bir disiplin yaratın”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir