Zirve Bülteni – Türkiye Birinci Solucan Gübresi Zirvesi Yapıldı.

22 Aralık 2018 / Comments (0)

HABERLER

Türkiye genelinde Solucan Gübresi üretimi yapan ve özellikle çiftlik kurulumu, bina kurulumu, Samra/kemre Evi, Solucan Evi kurulumu, çalışma izni alınması yem ve gübre üretim belgesi alınması konularında bilgi edinmek isteyen üreticilerin, iş kesimindeki sivil örgütler ve ticari örgütlerin başkanlar düzeyinde temsil edildiği Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri 1. Zirve toplantısı Antalya’da 30 Kasım 2018 ile 3 Aralık 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Tosgeb Derneği olarak Zirve toplantısının yönetimi konusunda bizlere güven duyarak yürütmeyi emanet eden ve bizlere bu toplantıyı sağlıklı ve başarılı olarak tamamlamada yardımcı olan ‘Düzenleme Kurulu’nu oluşturan paydaşlarımıza ve  tüm üyelerine ve yine toplantıya katılarak uygar duruşu ile bu iş kesiminin geleceği bakımından umut veren tüm üreticilere ve ayrıca toplantıya katılamamakla birlikte bize eposta gönderen, toplumsal basın yayın sayfalarının konuşma penceresinden çağrı gönderen, çiçek göndermek yerine Türk Eğitim Vakfına bağışta bulunan ve ülkemizin bir an önce organik  bitkisel üretime geçebilmesi için umudunu aşını bu işe adayanlara saygı sevgi ve esenlikler diliyoruz.

Zirvenin toplantı tutanağını birebir saygı ile sunuyoruz.

TÜRKİYE SOLUCAN GÜBRESİ ÜRETİCİLERİ

1. ZİRVE TOPLANTISI

Divan Kurulu Karar Tutanağı

Sayı 1 – Tarih 3 Aralık 2018 – Yer: Kemer, Antalya– Mekan: Transatlantik Hotel– Salon : Çanakkale

Divan Başkanı İbrahim Doğuş, Divan Saymanı Muammer Güngör, Divan Yazmanı Leyla Önder

PAYDAŞLAR

Vermikültür Derneği Başkanı Ayşe Aksoy Coşkun, Tosgeb – Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Genel Başkanı Rasim Aydın, Tosgeb Doğu Anadolu Derneği Başkan Yardımcısı Mahir Aydemir, Tosgeb Orta Karadeniz Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Başkanı Gökhan Bektaş, Tosgeb İç Anadolu Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Başkanı Muammer Baktır, Tosgeb Marmara Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Temsilcisi Cihangir Yılmaz, SGİD Solucan Gübresi İşletmecileri Derneği Başkanı Ali Olgun, ORSOD Ordu Solucan Gübresi Derneği Başkanı Erkan Güzeldemirci, Solucan Gübresi Dayanışma Gurubu Temsilcisi Özkan Süslü,

Anadolu Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Devrim Yücel Yüncü, Kırmızı Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Merve Köse, Çotanak Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Ahmet Ceylan, Denizli Solucan Gübresi Üretim ve pazarlama Kooperatifi Başkanı İbrahim Karakurt

KATILIMCILAR • Adanalı, Fatih • Akgün, Uğur • Aktürk, Kudret • Alaybeyoğlu, Canel • Aldemir, Yalçın • Aldemir, Zehra • Aşçı, Sabri • Aydın, Mehmet • Aydın Burcu • Aydin, Eşber • Aydin, Rasim • Aykovan, Sinan • Aykovan, Ümmü • Baktır, Ayşegül • Baktır, Çiğdem • Baktır, Demet • Baktır, Muammer • Bayraktar, Bahar Burcu • Baysal, Fatma • Bektaş, Gökhan • Bektaş, Merve Çelik • Boncuk, Kağan • Boncuk, Tuğçe • Bozaklı, Fatih • Ceylan, Ahmet• Çankaya, Mine • Çapoğlu, Yaşar • Çoban, Şenol • Dalbudak, Tuğba • Demirbağ, Sait • Doğan, Mustafa İsmail • Doldur, Ümit • Doldur, Ümmühan • Döngeloğlu, Mustafa • Duman, Yasemin • Ercan, İbrahim • Ertuğ, Erdal • Ertürk, Muzaffer • Gökdemir, Engin • Güngör Muammer• Güzeldemirci, Erkan • İnanç, Yasemin Gül • İpekçi, İbrahim • İvgin, Hatice • Karademir, Rafet • Karaman, Buket • Karslıoğlu, Orhan • Kartal, Sami • Kavakçı, İsmail • Keskin, Serkan • Kulaksozoğlu Batur • Kurt, Leyla • Kurtcan, Bora Alper • Orman, Metin • Önder Leyla• Önel, Didem • Önel, Hakan • Özcan, Musa • Özdemir, Nilay • Özdemir, Özcan • Özdet, Ertuğrul • Özdet, Ferhan Aslantaş • Özdoğan Nazan • Özdoğan, Aylin • Özdoğan, Mahmut • Petekçi, Uğur • Sarı, Ramazan • Sular, Harun • Şen, Gökhan • Tokgöz, Emine Zeliha • Turkkan, Aynur • Turkkan, Ömer • Türkay, Hüseyin • Türkay, Nadire • Türkkan, Ali Faruk • Urcan, Cezmi Orçun • Urcan, Müge • Ünal, Gonca • Üsküdar, Dildar • Yalvaç, Şebnem • Yaman, Mehmet Emin • Yıldırım, Esra • Yıldırım, Halil • Yıldırım, Murat • Yıldırım, Selçuk • Yıldız, Adem Ege • Yılmaz, Ali • Yılmaz, Cihangir • Yılmaz, Hakan • Yılmaz, Şenol • Yılmaz, Yahya • Yüncü, Devrim Yücel • Yüncü, Nurgül

BİLİMCİLER

Tosgeb Bilim Kurulu Üyesi -Toprak Profesörü Dr. Erhan AKÇA “Türkiye Topraklarının Tarımsal Açıdan Sürdürülebilir Yönetimi”  Tosgeb Bilim Kurulu Üyesi- Zootekni Profesörü Dr. Alper ÖNENÇ “Türkiye’nin Hayvansal Atık Potansiyeli ve Geri Dönüsüm Olanakları” Tosgeb Bilim Kurulu Üyesi -Mikrobiyoloji Profesörü Dr. Recep Kotan “Solucan Gübresindeki Mikrobiyal Popülasyonun Bitkisel Üretimdeki Önemi” Tosgeb Bilim Kurulu Üyesi – Makina Profesörü Dr. Erkan GÖNÜLOL “Solucan Gübresi Hasat Sistemi- RHS İçinde Solucanların Üretkenliği – Üretimde Teknik ve Makine Kullanmanın Standartlar Açısından Değerlendirilmesi”  Tosgeb Bilim Kurulu Üyesi -Toprak Doçenti Dr. Korkmaz BELLITURK “Solucan Gübresinin Türkiye Topraklarında Uygulanmasının Olası Sonuçları” Tosgeb Bilim Kurulu Üyesi -Biyoloji Doçenti Dr. Ersöz GONCA “Solucan Gübresi Üretiminde Tercih Edilen Solucan Türleri ve Solucan Gübresi Üretimi” başlıklı sunumu yaptılar.

DİVAN KURULU

Zirve toplantısının sağlıklı yönetimi için üyelerin iradelerinin ortaya konulması gereği doğmuş ve katılımcılardan İbrahim Doğuş hazırda bulunanlarca, Divan Başkanlığına Muammer Güngör Divan Saymanlığına, Leyla Önder Divan Yazmanlığına seçilmişlerdir.

Divan başkanlığı zirvenin oturumlarını tam zamanlı olarak yönetmiş ve olan biteni kayıt altına almıştır. İçerik: Türkiye solucan gübresi iş kesimindeki üretici örgütleri, kooperatifler dayanışma gurupları ve üyeleri ile 30 Kasım 1, 2 ve 3 Aralık 2018’de Antalya ilinin Kemer İlçesinde ‘Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri 1. Zirvesi’ kapsamında TransAtlantik otelde bir araya gelmişlerdir.

Zirveye; Altı dernek; başkanlık düzeyinde, Bir dernek; başkan yardımcısı düzeyinde ve bir dernek kurucu üye düzeyinde katılım sağlamıştır. Ayrıca; Henüz dernek kimliği kazanmamış olan, ancak bu yönde çalışmalarını sürdüren bir ‘Solucan Gübresi Dayanışma Gurubu’ önderi zirveye katılarak temsil ettiği üreticileri temsil etmek olanağı elde etmiş ve konuya özel görüşlerini ifade etmişlerdir. Bundan başka solucan gübresinin çiftçi ile buluşmasına adanmış dört üretici ve pazarlama kooperatifi başkanlık düzeyinde temsil edilmişlerdir.

Zirveye T.C. Tarım ve Orman Bakanımız, tarafından görevlendirilen bir gözlemci baştan sona tüm oturumları dinlemiş ve içerikle ilgili konuşmacıların sunumlarında önemli gördüğü bölümlerden notlar almıştır.

Ayrıca kısa adı BÜGEM olan Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü – Bitki Besleme ve Teknoloji Geliştirme Dairesinden Uzman Tarım Mühendisi, Esin Mertol da zirveye katılarak üreticileri yönetmelik ve uygulamalar hakkında birebir bilgilendirmiştir.

Zirve toplantısı, Köy TV nin canlı sunumu ile çiftçiye ulaştırılırken, Meydan.com.tr, Kobisectör.com ve Tarimvizyon.com internet gazeteleri tarafından da haberciler görevlendirilerek takip edilmiştir.

Bu sektörümüzün genel katılımla yaptığı ilk toplantıdır ve bu bakımdan büyük önem arz etmektedir. Üreticiler aynı zeminde iş kesimindeki sorunları tespit etmek, kavramak ve ortak bir anlayış oluşturabilmek için üç gün boyunca önceden belirlenen başlıklar altında düşüncelerini dile getirmişler ve bilgi alışverişinde bulunmuşlardır. Ortaya çıkan sorunlar hukuk düzenlenmesi ve yönetmelik çerçevesinde ele alınarak irdelenmiştir.

Divan kurulumuz birinci gün genel kurulca seçilerek görevlendirilmiş ve tüm oturumları eksiksiz olarak yöneterek, konuşmaları kaydetmiş ve sonuç kararını doğrulayarak kamuoyuna açıklanmasını sağlamıştır. Toplantı açılışı Şehitlerimiz ve gazilerimize saygı duruşu ve ‘İstiklal Marşı’mızın okunması ile yapılmış, tardından sonra Türkiye’de solucan gübresi üreticileri tarafından oluşturulmuş sekiz dernek, bir solucan gübresi dayanışma grubu ve dört kooperatifin katılımı tespit edilerek tutanağa geçirilmiş ve ardından Zirve Toplantısı Düzenleme Kurulu Başkanı Rasim Aydın’ın konuşması ve devamla sunumu ile zirvenin tüm paydaşlarına tek/tek söz verilerek salonda hazır bulunanlara gündeme dair düşüncelerini ifade etmeleri sağlanmıştır.

Adı geçen mesleki sivil toplum örgütlerinin ilki Ayşe Coşkun girişimi ile Kayseri de kurulan VERMİKÜLTÜR Derneği’dir. Ardından Rasim Aydın’ın girişimi ile İstanbul’da kurulan TOSGEB -Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Derneği, Hayrettin Başat’ın girişimi ile Bursa’da kurulan TOSGEB Marmara Solucan Gübresi Üreticileri Derneği, Muammer Baktır’ın girişimi ile Kayseri’de kurulan TOSGEB İç Anadolu Solucan Gübresi Üreticileri Derneği, Bekir Pamir’ın girişimi ile Erzincan’da kurulan TOSGEB Doğu Anadolu Solucan Gübresi Üreticileri Derneği, Gökhan Bektaş’ın girişimi ile Samsun’da kurulan TOSGEB Orta Karadeniz Solucan Gübresi Üreticileri Derneği, Ali Olgun’un girişimi ile İstanbul’da SGİD Solucan Gübresi İşletmecileri Derneği, Erkan Güzeldemirci’nin girişimi ile Ordu’da kurulan ORSOD Ordu Solucan Gübresi Üreticileri Derneği’dir.

Adı geçen dernek ve kooperatiflere ek olarak Uşak’ta Özkan Süslü’nün girişimi ile dernekleşme çalışmasına henüz başlamış olan SGDG (Solucan Gübresi Dayanışma Gurubu) da zirvede gurubun önderi düzeyinde temsil edilmiş ve kendilerini ifade etmek olanağı bulmuşlardır.

Böylelikle Divan kurulumuz tüm katılımcı tarafları kayıt altına almış bunun dışında bazı sosyal medya hesaplarında dernek çatısı altında toplandıklarını ifade eden sayfalara rastlanmış olmakla birlikte, açık duyurularımıza bu guruplardan herhangi bir katılım başvurusunun gelmediği, sekreterlikçe bu sayfalara gönderilen çağrıların ise yanıtsız kaldığı genel sekreterliğin beyanı ile kayda alınmış, bu yüzden ilgili sayfalarda ifade edildiği gibi yasallık kazanmış gerçek bir örgütlenme yapılıp yapılmadığı konusunda güvenilir bir bilgiye ulaşılamadığı anlaşıldığından bu konu tek taraflı olarak yok sayılmıştır.

Buna rağmen Solucan Gübresi iş kesiminde yasal kimlik kazanmış olup, bu zirveden haberi olmayan veya olsa da katılmayan varsa hakları saklı kalmak kaydı ile iş kesiminde şimdilik dokuz ayrı STK’nın varlığı Divan başkanlığımızca doğrulanarak kayda alınmıştır. Bunlardan başka sırası ile Solucan gübresi üreticilerince üretilen ürünü çiftçilerle buluşturmak için ticari amaçla örgütlenmiş olan kooperatifler Sakarya’da Devrim Yücel Yüncü’nün girişimi ile kurulan ve başkanı olduğu Anadolu Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, Ankara’da Savunman Ali Demirdağ girişimi ile kurulan ve Bayan Merve Köse’nin başkanlığındaki Kırmızı Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, Giresun’da Ahmet Ceylan’ın girişimi ile kurulan ve başkanı olduğu Çotanak Solucan Gübresi Üretim ve pazarlama Kooperatifi ve Denizli’de İbrahim Karakurt’un girişimi ile kurulan ve başkanı olduğu Denizli Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi de Zirvede temsil edilmişlerdir. Toplantımızda iş kesimindeki dağınıklıktan kaynaklı olarak ortaya çıkan fikir ayrılıkları tek/tek masaya yatırılmış ve analiz edilerek değerlendirilmiş ve iş kesiminin bu tür kısır tartışmalarla enerjisini boşa harcandığı gibi gerçek alıcı olan çiftçiler üzerinde solucan gübresinin saygınlığına gölge düşürdüğü, bu durumun kamu yönetimi önünde taleplerin kabul görmesini zorlaştırdığı ve sorunların çözümüne yardımcı olması yerine çözümsüzlüğe kapı araladığı seslendirilmiştir. Katılımcılar bir irade ortaya koyarak bundan böyle toplumsal basın yayın sayfalarında bu tür tartışmalara katılmayacakları veya bu tür tartışmalara taraf olmayacakları konusunda söz vermişlerdir.

Devrim Yücel Yüncü ve Ali Olgun, tek/tek söz alarak iş kesiminin birden fazla yerde örgütlendiği yasal bir zemine oturduğu, bu zirve toplantısı dolayısıyla açık ve engelsiz olarak tüm kesimin davet edildiği ve adı geçen STÖ ve KOOP’ların tam katılımla bir araya geldiği ifade etmişlerdir. Sayın Yüncü ve Olgun bu görüşten hareket ile “yasallığı doğrulanmış 8’i STÖ, birisi henüz yasallık kazanmammış ‘dayanışma grubu’ ve 4’ü doğrudan ticari amaçla örgütlenmiş KOOP olmak üzere hepimiz bir aradayız” demiştir.

Konuşmacılar açılış konuşmalarında özetle şu görüşleri dile getirmişlerdir.

Devrim Yücel Yüncü Anadolu Solucan Gübresi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi ASGÜP Başkanı

Zirve öncesi iş kesimimizde tam bir karışıklık vardı ve kim ne dediğini kendisin de bilmiyordu. Zirve sonrası ise bu karışıklık biraz olsun berraklaştı ve iki temel topluluk oluştu.. büyük kesim olumlu değerlendirirken bir araya gelinmesini sindiremeyen ve ayrılıkta ve kavgada hikmet arayan olumsuz bir topluluk daha oluştu.

Kendi adıma şunu öğrendim ki insanların bir araya gelmesi en zor olan şeymiş, dağılması ise en kolay olan şey.

Biz üreticileri hiçbir ayrıma tabi tutmadan neden bir araya toplamak ve ortak bir ses oluşturmak istedik, Küçük büyük merdiven altı kelimelerini niçin söz dağarcığımızdan çıkardık?

Bir iş kesimi yaratmak kolay değil. Önce özünüz sözünüz bir olacak bir gelenek yaratacaksınız. bir disiplin oluşacak. Müşteriye hizmet velinimet temelinde yürütülecek. Bu mesleğin gelişmesinde yaygınlaşmasında emeği geçenlere bir saygı oluşacak. Fakat görüyorum ki olumsuz düşünen kesimde ne bu iş kesimi için yapılanlara, ne de yapanlara saygı duyulmadığı gibi bu insanları neredeyse yerden yere vuruluyor.

Dernekler ve kooperatifler olarak 300’e yakın kişi bir araya gelip elini taşın altına koyup, 5000 bin kişiye tarımsal faaliyet alanında, iş yaratmaya çalışırken, 10 aylık belgelendirme sürecinin verimli kullanılması ve satış konusunda yol açılması için fikir üretirken, NACE kodu, teşvik, çadır gibi konularla uğraşırken üreticilerin bir bölümünün eleştiri yerine hakaretine muhatap ediliyor.

Burada hepiniz elini taşın altına koymadığınız sürece, bir sektör olma anlayışından çok yalnız kalacak bir sektör yolunda ilerliyoruz.

Bir çok ticaret odası ve kredi kooperatifi ile konuştuğumuzda fark ediyoruz ki, bu gübrenin değerini kendi elinizle bitiriyoruz ve uygulama konusunda çok zayıf kaldığımızı görüyoruz. Yapılan her çalışma kişilerin kendi emekleriyle yapılıyor ama bu emekler başkalarının saçma sapan anlatması ve sırf ürün satacağım diye çiftçiye yaptığı konuşmalar bizi çok kötü etkiliyor.

Geçenlerde yaptığım anket de çiftçi bu ürünü bilmiyor hala bilmiyor ama bunu anlatmak için gerçekten emek veren arkadaşlara destek olmalıyız. Bu biz değil diğer uğraşan arkadaşlarda olabilir.

Bunları neden yazdım bir oluşum olmalı ve üreticiler buraya destek olmalı ve bunun için yapılacak çalışmalara finansal destek sağlanmalı ki daha hızlı ve bilgili ilerleyelim masaya oturduğumuzda bizde dinlenelim biz yalvarmayalım kişiler gelsin ürün istesin sıra verelim zaman verelim yıllık ürünü satmış olalım yurt dışı yapalım bunlar hayal değil.

Ama şunu unutmayalım şu an yüklendiğimiz taşın altında kaç kişi olursa o kadar az ağırlık düşer kişi başına 200 kişi bu işi yüklenip diğer 4700 kişinin seyretmek istemesi bu sektör için samimi olan bir davranış olmadığını düşünüyorum.

Bizim önerimiz dernekler sivil toplum kuruluşlarıdır ve bunlar siyasi ve bürokrasi ayaklarını yürütsün biz koop ya da lisanslı şirketler ticari ayaklarında olalım ve ne kadar bölge varsa ve üretici varsa bu çatılar altında toplansın bu gübreyi tanıtım için reklam ziraat mühendisi projeler konusunda çalışmalar yapsın.

Örnek verecek olursak koop ya da şirketler bölge/bölge çiftçilerle, bayilerle görüşüp ama yanında ekiple bu işi bilen bunları anlatabilecek bir ekiple maddi olanak sağlanıp ürünlerin tanıtımını yapacak ya da denemeler yapacak ama bunu kendi şirketi ya da bünyesi için değil ortak buluştuğumuz yapı içerisi için yapacaklardır ki sektör olmayı bilelim ve üreticilerin bilinçlenmesi için eğitimler yapalım her bölgede. Ürünü doğru tanıttığımız sürece sektör istediği değeri bulacaktır.

Daha sonrasında mevzuatın olduğu yerde teşvik konusunda konuşmak gerekiyor ve bunu da yapmalıyız ki lisanslanma konusunda üreticilere destek olması yatırımın daha rahat yapılacağı anlamına gelir.

Makine ve diğer malzemeler için destek olması üreticinin kazanacağı anlamına gelir.

Diğer bir sorun çıkan son ürün yani solucan gübresinin taşınma sorununu halledebilme durumunu hallettiğimizde ürünler bölgesel olarak toplanıp tek marka adında satılmasını sağlarsak üreticinin sorunu yarı yarıya çözmüş olabiliriz. Ama bunlar daha başlangıç olarak düşünebiliriz. Solucan gübresi nakil sorunu ve alış fiyatını belirlenmesi konusunda komisyon kurulup anlaşma yapmak ticaret sorununu halletmek için adım atmış oluyoruz.

Nace kodu ürünün piyasaya katacağı değer ve diğer ajanslar da tanımış olacak üreticilerde bu ürün için teşvik ya da yatırımcı bulabilecek, ihracat konusunda tanınmış bakanlığın bu konuda eksiklerini görüp düzeltme şansımız olacak.

Solucan gübresinde çadır sorunu bakanlık tarafından çözülmesi için yalıtımlı çadırda yapılacağını hiçbir sakınca olmadan mantar üreticilerinin tavuk beslemenin büyükbaş küçükbaş hayvanların beslemesinde sorun olmadan yapılırken bu sektörün yapılmaması manidar bir tutumdur.

Bu konuları daha iyi ve örneklemeli şekilde anlatılarak yapılmasını sağlamak ve hızlandırmak gerektiğini savunuyorum.

Solucan gübresi bakanlık tarafından tanınarak bölgesel olarak kullanılan tarım arazilerine destek amaçlı reklamın ve topraklarımız da kullanımı için kamu spotunda , çatak projesinde olmasını sağlamak bize çok büyük yarar olacağını düşünüyorum.

Sonuç bildirgesi

1: STK lar federasyon kurma kararı aldılar

2: STK lar ve kooperatifler toplumsal iş sorunlarının çözümlemek üzere kurul oluşturma kararı aldılar sonuç olarak başkan Rasim Aydın başkan yardımcısı Ali olgun başkan yardımcısı Merve Köse başkan yardımcısı Ayşe Coşkun olarak belirlendi

3: Devlet teşvik: Teşvik kurumlarından solucan gübresi ile alakalı teşvik başvurulması ile ilgili araştırma yapılması

4: Nace kodunun çıkarılması için çalışmalar

5: Çadır konusunun tanımı araştırılacak sonuç nasıl çadır kullanılabileceği konusunda bilgilendirme yapılacak

6: Solucan üretimi için çadır yapan firmalarla araştırma yapılıp solucan gübresi ne uyumlu çadır yapılması konusunda anlaşma yapılacak

7: GTİP kodu araştırılacak

8: Solucan gübresi üreticileri belirli bir birlik kurularak tüm üreticilerin kayıt olacağı bir birlik oluşturulacak

9: Solucan gübresi tesisi nerede hangi düzende olması ile ilgili şartlar belirlenip bilgilendirme yapılacak

10: Çatak projesi araştırılacak solucan gübresi tarımcılık yapanlara nasıl ücretsiz kullandırılır belirlenecek

11: 7 bölgede solucan ve gübresi eğitim programı yapılarak sertifika verilmesi ile alakalı halk eğitim destekli olmak üzere araştırma yapılıp uygulanacak.

12: Solucan gübresi üretimi yapan kişilerin çıkan son ürünün taşına bilmesi için bakanlık tarafından belirlenen tasıma yönetmeliğine göre taşınıp kooperatif yada lisanslı bir firmaya taşınmasına olanak sağlanması.

SGİD Solucan Gübresi İşletmecileri Derneği Başkanı Ali Olgun ise konuşmasında şu görüşlere yer verdi.

SGİD  olarak birçok toplantı organize etmiş, sektörümüzün sıkıntılarını aşma konusunda aktif rol almaya çalıştık yönetimimizle birlikte çalışmalarımız sektörümüze azda olsa katma değer sağlamıştır fakat ilerleyen dönemlerde çok hızlı bir çıkışla başlayan hayallerin çoğunun serap olduğunun görülmesi sonucu üzücüdür ki, sektöre isteyerek yada istemeyerek zarar verenlerden dolayı hızlı çıkışın yerini sancılı döneme giren solucan gübresi üreticileri kararsızlıklarla dolu bir ortam doğmuştur.

Bu olumsuzluğun önlemini almak üzere saygıdeğer sosyal proje başkanlarımız ticari proje kooperatif başkanlarımızla beraberce 2018 solucan gübresi zirvesini organize eden TOSGEB başkanı Rasim bey ve Zirve Başkan yardımcısı Anadolu Solucan kooperatifi Başkanı Devrim Yücel Yüncü ve yine biz düzenleme kurulu üyeleri öncülüğünde yürütülen  zirve toplantımız umut ettiğimizden daha olumlu sonuçlarla başarılı geçmiştir.

Toplantı konusunda uzman değerli hocaların katılımıyla zenginlik kazanmıştır . En önemlisi dernek başkanlarımız ve kooperatif başkanlarımızla üst kurul oluşumu sektörümüze zenginlik katacaktır. Toplantı sonrası sektörümüzün en büyük sorunlarını kurul olarak aşma planı oluşturulmuştur.Kurulumuz aşağıdaki sorunlarla ilgili çalışmalar başlatacaktır .

1 . Yaptığımız işin tanımının yeterince gerçek bilgilerle değil basit şekilde sadece solucan satışı yapmak için anlatılan yetersiz bilgiler.

2 . Kaliteli gübre nasıl üretilir.

3 . Kaliteli gübre üretimi için tesisin hangi standartlarda olması gereklidir.

4 . Kirli bilgiler nelerdir kirli bilgilerden nasıl kurtulabiliriz.

5 . Ürettiğimiz gübrelerin tarımda kullanılması için neler yapılmalı.

6 . Pazar oluşturulmasında dengesizliklerin oluşmaması için gübre fiyatımızın kalitesine göre taban fiyatı ve tavan fiyatının oluşturulması.

Toplantı sonrası alınan kararların uygulamasını birlik beraberlik içerisinde sektörümüzün ülkemizin hak ettiği kaliteli gübre üretimi kullanım alanlarının çoğalmasını sağlayarak ülkemize sağlıklı meyve sebze üretiminde yer almak ümidiyle ben değil biz olarak sektöre güzellik katmayı ümit ediyorum” demiştir.

SGDG önderi Özkan Süslü ise konuşmasında  şu görüşleri ifade etmişlerdir:

” Biz 2018 Nisan ayında Solucan Gübresi yetiştiricileri olarak birlik ve beraberlik için Solucan Gübresi Dayanışma Grubunu oluşturduk. Gayemiz üreticilerimizin işi bırakmaması doğru üretim yapması ve solucan gübresinin ülkemizde hakkettiği yere gelmesi için çaba göstermektir.Derneklerimiz ve Kooperatiflerimizle beraber bütün üreticilerimizin sorunlarını sosyal medya oluşturup bilgi paylaşımı yapmak birbirimizle irtibat halinde kenetlenip tek vücut Solucan Gübre Yetiştiriciliğini Ülkemiz ve Dünya standartlarında üretip sergilemektir.

Amerika Devleti 1960 lı yıllarda İkinci Dünya Savaşı zamanı kişi sayısı az olduğu için tarımı hızlı geliştirmek için 10 maddeyi granül(gübre) haline getirerek toprağa atmıştır 1.ci yıl verim alsada 2.ci ve 3.cü yıllarda hem verim düşüklüğü hemde hastalıklar başlamıştır.Tekrar arayış içerisine giren Amerika California Üniversitesinde Eisen tarafından solucanlar incelenmek üzere kültüre alınmıştır sonuç olarak en hızlı mama tüketen ve hızlı üreyen kendi adını verdiği Eisenia Foetida cinsi solucanlardan gübre elde edilmeye başlanmış ve gübreye attıklarında verimin sürekli arttığı hastalıkların olmadığını gözlemleyen Amerika “Biz artık siyah altını bulduk” elimizdeki onca kimyasalı ne yapalım derken Marshall yardımı adı altında gelişmekte olan ülkelere hibe etmiştir Bu ülkelerin arasında Türkiye de vardır.Yani kimyasallar ülkemize 1960 yıllarında Marshall yardımı adı altında girmiştir.Amerika Solucan Gübresini 60 yıldır Rusya 35 yıldır İsrail 35 yıldır Solucan Gübresi ile Doğal Tarım yapmaktadır Bu nedenle de İsrailde Kanser vakası yok denecek kadar az olanlarda grip vakası gibi hafif atlatmaktadır.Biz Türkiye olarak bilinçsizce kullandığımız kimyasallar yüzünden hem topraklarımızı öldürüyor hem dibindeki canlıları hemde kendimizi hasta ediyoruz atılan kimyasallardan dolayı bitki ve meyveye ağır metaller geçmekte ve biz ne kadar yıkasak ta maalesef o ağır metaller vücudumuzda birikmektedir vücudumuz bu ağır metal ve toksinleri atamadığı için kronik hastalıklara ve Kansere yol açmaktadır ülkemizde yaklaşık 170 bin kişi kansere yakalanmaktadır yüzde 80 oranında atılan kimyasallardan geçtiği üniversite ve bilimadamları tarafından açıklanmıştır.Bu resmen Gıda Terörüdür Durum böyle oluncada bir sürü kanser ilaçları tüketilmekte insanımıza ve Devletimize ağır bir maliyet çıkmakta biz artık kimyasalları bilinçsizce atmaktan vazgeçip Devletimiz bu duruma dur demeli Tarım Bakanlığı insanların bu kimyasalları bilinçsizce kullanmamaları için ziraatçilerin şeker verir gibi kimyasalları vermemelerini toprağın ihtiyacı olan maddeleri organik olarak vermelerinin sağlanması organik karşılığı yoksa denetimli ve toprağın ihtiyacı olan zarar vermeyecek derecede diğer maddeleri kullanmaları kim ne kadar aldıysa kare kod sistemiyle takibinin sağlanması, Ülkemizde bilinçsizce atılan kimyasallardan topraklarımız çoraklaşmıştır sürdürülebilir tarım için 60 yıllık bir toprak ömrünün olduğu bilimadamlarınca açıklanmıştır.Sonuç olarak

Solucan Gübresi Dayanışma Grubu olarak bizim isteğimiz arzumuz

1  Kansere ve hastalıklara karşı korunmak için ve çoraklaşan topraklarımıza tekrar organikliğine yükseltecek ve en iyi düzenleyecek olan tamamen doğal kompost gübreye, en yaygın olarak da kullanılan Solucan Gübresine dönmeliyiz

2  ülke genelinde küçük üreticilerimizin devlet desteği alarak üretim yerlerini yasal bir üretim çiftliğine kavuşturulmasında gerekli desteklerin sağlanması

3  Merdiven altı tabirinin yerine lisanslı üretici lisanssız üretici olarak üreticilerimizin anılması hususunda bu işin sahtekarlığını yapanlarla aynı kefeye konulmadan ayrıştırılması bunun içinde üreticilerimizin kayıt altına yapılan destek ve hibelerle üretici kimliğine kavuşturulması

4  Türkiye genelinde analizi yapılmış gübrelerin alımı için genel bir fabrika kurulması dış ülkelere pazarlanması

5  Ülkemizde Solucan Gübresinin yaygınlaştırılması tanıtılması için gerekli çalışmaların gerek devlet gerekse özel ve tüzel kurumlarla tarımcılarımızla desteklenmesi

6  Solucan Gübresi işine gireceklerin bilinçlendirilmesi yapabileceğini inanıyorsa yönlendirilmesi

7  Yıl içerisinde bitki toprak gelişimi ve doğru mikrobiyal gübrelerin üretilmesi hakkında eğitimler ve seminerler düzenlenmesi

(……………….)

Konuşmacılar; “genel olarak bu dağınıklığın önlenmesi ve bilginin denetlenerek tek elden dağıtımı ile yine kamu yönetimi ile iş kesimimiz arasında köprü olacak bir ‘’Üst Kurul’’ oluşturulmasını öneriyoruz” demişlerdir. Kurul üyeleri öneriyi tartışmışlar ve böylelikle iş kesiminden çıkan çatlak seslerin önleneceği ve kamu yönetimi ile yaşanan kargaşanın daha sağlıklı bir zemine oturtulacağı görüşünde birleşmişlerdir. Sorunların tespitinden sonra üst kurulun adı ‘Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Üst Kurulu’ olarak ifade edilmiş ve kısa süre içinde Zirveyi düzenleyici kurulun katılımcılarından oluşacak bir üst kurulun “Birlik Çatısı” altında toplanılması konusunda çalışmaya başlaması önerilmiştir. Devamla hazırda bulunanların kimliklerini doğrulamış ve temsil ettikleri STÖ ve KOOP’lar temelinde listelemiştir. Ardından Divan başkanı hazır bulunanların oluşturduğu geçici kurula hitap ederek, ‘Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Üst Kurulu’na başkan seçimi ile ilgili olarak aday olmaları veya kurul içinden başkanlık için aday önermeleri istenmiştir.

Doğrudan herhangi bir aday çıkmamış ve tüm üyeler ortak görüşle ‘Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Üst Kurulu Başkanlığı için TOSGEB Başkanı Rasim Aydın’ın adı üzerinde uzlaşarak oylamaya geçilmesini istemişler ve Rasim Aydın açık oylamada tüm katılımcıların tercihi ile ‘Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Üst Kurulu’ Başkanlığına seçilmiştir. Kurul yine ortak karar ile, Ali Olgun’u birinci yardımcılığa, Ayşe Çoşkun’u ikinci yardımcılığa, Merve Köse’yi üçüncü yardımcılığa atamıştır.

Başlangıçta bir danışma kurulu görevi yapması planlanan kurulun zaman geçirmeden Birlik konumu kazanmak için yasal süreci de başlatması kararı alınmıştır. Kararın kesinleşerek taraflara duyurulmasından itibaren iş kesiminin genel bir panoramasını ortaya koymak ve sorunları bu eksende belirlemek için Bakanlık verileri ve basın yansımalarından yola çıkarak ‘Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Üst Kurulu’ başkanlığına seçilen Rasim Aydın, tarafından bilgi sunumu yapılmıştır.

Aydın sunumunda Türkiye’nin mineral kaynaklı gübre pazarının büyüklüğü ve gübre fiyatları hakkında öteden beri istatistikleri yansıyan verilere de değinerek genel bir değerlendirme yapmıştır.

Bu bilgi sunumuna göre; Türkiye yıllık 6.5 milyon ton gübre tüketmektedir. Ancak ithalat kaynaklı fiyat artışı nedeniyle tüketim bu yıl 6 milyon tonun altına düşeceği endişesi vardır. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2017 yılında ortalama fiyatı ton başına 617 lira olan yüzde 21 Amonyum Sülfat gübresinin şu anda piyasa fiyatı 1400 lira. Aynı dönemde DAP gübresinin tonu 1493 liradan 3 bin 200 liraya ulaşmıştır. Yine 20.20.0 gübresinin tonu 1009 liradan 2 bin 160 liraya, ürenin tonu 1000 liradan 2 bin 200 liraya çıkmıştır. Potasyum ve nitrat içeren bazı gübrelerin tonu ise 4 bin lira ile 7 bin lira arasında satılıyor. Henüz kayıt altında olmadığından solucan gübresi üretim miktarı net olarak bilinmemekle birlikte, ülke genelinde yaygınlık gösterdiği ve gün geçtikçe aşama kaydettiği inkar edilemez bir gerçektir.

Gübre tüketimi azalırsa bitkisel üretim de düşer. Basına yansıyan haberlere bakılırsa geçen yıla oranla yüzde yüzün üzerinde artan gübre fiyatları nedeniyle, çiftçiler bu yıl gübre alamayacaklarını açıkça ifade ediyorlar: “Gübre kullanamazsak üretim düşer, yine biz zarar ederiz. Bu nedenle hükümetin mutlaka konuya ilgi göstermesi ve üreticinin gübre alabilmesi için gübre desteği vermesi gerekir.” görüşünü dile getiriyorlar.

Gübre üreticileri de durumdan endişelidir. Aynı yorumda ‘’Gübre Üreticileri de Fiyat Artışından Yakınıyor’’ başlığı ile kaygılı görüşler aktarılırken, gübre üreticileri tamamen ithalata bağlı bir sektör olduklarını belirterek, dövizdeki artış nedeniyle fiyatların da fazlasıyla artış gösterdiğini ve bunun da tüketimi olumsuz yönde etkileyeceğini ifade ediyor.

İGSAŞ Genel Yönetmeni Turan Tok, dünyada da gübre fiyatlarının yükseldiğini ifade ederken, Türkiye’de ise dövizdeki artış nedeniyle ayrıca fiyatların arttığını belirterek şu bilgileri verdi: “Çiftçilerimizin yaygın kullandığı üre gübresinin tonu şu anda 315 dolar. Buna 12 dolar gemiden indirme eklenince 327 dolara geliyor. Türk lirası karşılığı 2025 lira. İthal maliyetinin altında satıyoruz.

Hem müşterilerimizi kaybetmemek için hem de çiftçimiz gübre alabilsin, tüketim düşmesin diye. Çünkü zaten bir çok ülkeye göre bizde tüketim çok düşük. Bu yılın ilk 6 aylık döneminde gübre satışında büyük bir düşüş olmadı. Fakat son iki ayda dövizdeki yükselmeye bağlı olarak artan fiyatlar nedeniyle geçen yılın sevilerine ulaşılması çok zor görünüyor.” diyor.

Gübre üreticilerinin dolarla alıp Türk Lirası ile satış yaptığını bu nedenle kimsenin ithalat yapmaya cesaret edemediğini anlatan Tok, “Artan fiyatları aynı oranda çiftçilerimize yansıtmamaya çalışıyoruz. Çünkü tüketim azalınca bu kez verimlilik düşer. Bitkisel üretim azalır. Çiftçinin geliri düşer. O zaman gelecek yıl hiç alamaz. Bu nedenle gübre konusunda mutlaka önlemler alınması gerekiyor.” dedi.

Çiftçiye Verilen Destek Miktarı Azalmıştır.

Çiftçiler 2015 üretim yılında hububat, yem bitkileri, baklagiller, yumrulu bitkiler, sebze ve meyve alanları için dekara 6 lira 60 kuruş gübre desteği alıyordu. Yağlı tohum ve endüstri bitkilerinde ise dekara 8 lira 25 kuruş gübre desteği veriliyordu. En az destek verilen peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır mera, orman emsali alanlar için bile dekara 4 lira 75 kuruş gübre desteği ödeniyordu. 2016’da önce gübre desteği ve dizel desteği tek kalemde birleştirilince çiftçinin önemli bir kaybı oldu. 2017’de dizel desteği artırılınca gübre desteği tüm ürünler için dekar başına 4 lira olarak sabitlendi.

2018 üretim yılında da dekara 4 lira gübre desteği veriliyor. Bu desteğin ürün bazında verilmesi ve mutlaka artırılması gerekiyor.

Gübre üreticileri ve çiftçiler T.C. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’den gübre konusunda acil bir çözüm bulunmasını bekliyor. Önceki dönemde ürün bazında verilen gübre desteği 2017 yılından itibaren dekar başına 4 lira ile sınırlandırıldı. Bu durum üreticinin kaybına yol açtı.” Solucan gübresi hem fiyatları hem de toprağı dengeleyecek güçtedir.

Ülkemiz yeterli kimyasal gübre kaynağına sahip olmadığından ve yüzde doksan dışarıya bağımlı kaldığından, dövizdeki yukarı dalgalanmalar nedeniyle bir yandan bu sorunları yaşarken, öte yandan topraklarımızın beslenmesi için ana öge olan organik gübre kaynağı bakımından ise sıra dışı bir zenginlik sunmaktadır. Solucan gübresi iş kesimi olarak kimyasal gübre iş kesiminin aksine bizler kendi kaynaklarımızı ekonomiye kazandırmak üzere yola çıktık ve bizim fiyatlarımızın dövizle hiçbir ilgisi olmadığından dövizdeki dalgalanmalardan etkilenmemiz asla söz konusu değildir. Gübrede sürdürülebilirlik ve güvenliğimiz tamamen yerli kaynaklara dönülene kadar risk altındadır.

Topraklarımızdaki organik madde oranı ortalama %4 olması gerekirken, bilinçsiz gübre kullanımından kaynaklı olarak %0,40 seviyesine kadar gerilemiştir. Bu durum ağır metal riskini de en tehlikeli boyuta yükseltmiştir.

Peki bunu kim çözecek?

Atasözümüz der ki; “Aslan düştüğü yerden kalkar.” Bu kötü gidişi değiştirecek olan yine bizleriz. Bizler bunu ‘’Solucan Gübresi’’ ile başaracağız.

O halde bir soru sormalıyız kendimize ‘’Solucan gübresinde kaynak yönünden sürdürülebilirlik nedir?’’

Hep birlikte bir göz atalım: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Zootekni bölümünden ve Tosgeb Derneği Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Önenç’in sunumunda T.C. Tarım ve Ormancılık Bakanlığı Hayvancılık Dairesi’ne dayandıralan verilere göre Türkiye sığır varlığı ‘’Büyükbaş Hayvan Birimi’’ BHB üzerinden, 9.9 milyondur. BHB cinsinden hayvan başına günlük yaş gübre üretimi 18 kilogram olarak hesaplanmaktadır. Buna göre: 9.900.000 x 18 x 365 gün ~ 65 milyon ton/yıl yaş sığır boku elde edilmektedir. Bunun %90’ı sıvı olup, ~ 6.5 milyon ton kuru madde üzerinden katı nitelikli organik hammadde kaynağına sahibiz.

Bu miktar tek başına düzenli işlenirse Türkiye’nin organik gübre ihtiyacını tek başına karşılayacak bir yeterliliğe sahiptir.

Eğer düzenli üniteler kurulup bu kaynak solucan gübresine evirilirse Türkiye hiçbir işe yaramayan atıkları ile hem toprağının ihtiyacı olan organizmayı kendi üretir hale gelecek, hem de ekonomiye kazandırarak güç elde edecektir.

Aynı kapsamda ülke sathındaki belediye çöp alanları kurulması ve bu çöp havzalarına halkın tepkisi de ele alınarak eğer doğru yatırımlar yapılabilirse belediyelerin üzerindeki bu çöp havzası kurma sorununun da ortadan kalkacağı görüşü benimsenmiştir. Bu görüşlerden hareketle Solucan gübresi üretiminin mutlaka teşvik edilerek geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Ancak Solucan gübresi iş kesimi bugünkü hali ile bu olağanüstü potansiyeli katma değere dönüştürecek yetenekten çok uzaktadır.

Bunun nedeni mevcut üretici profilinin donanım bakımından yetersizliğidir. Bunun nedeni girişimci kesimin büyük bölümünün ya hobici olması yada bunu bir emeklilik işi olarak görmesindendir. Solucan gübresi ş kesimine akşamdan sabaha zengin olacağını sanarak girenlerin, hızla bu iş kesiminden ayrılmalarının sağlanması gerekirken, bu işe ciddi sermayeler yatırabilecek potansiyelde girişimcilerin çekilmesi gerekir.

Sermayesi olmamasına rağmen geleceğini bu işe adamış olan üreticilerin ise teşviklerden yararlandırılarak veya üretici örgütlere katılmaları teşvik edilerek ‘’Çoklu açık ortaklık düzeni’’ içinde enerjilerinin ekonomiye yönlendirilmesi ve kazanılması gerekir. Bu süreci yönetecek ve sonuca taşıyacak olan yine bizleriz. Bugünkü durumdan bizleri kurtaracak olan yine bizim azmimiz ve kararlılığımız olacaktır.

İşbu karar Türkiye’de üretim yapan üretim miktarına bakılmaksızın tüm iş kesiminin ortak sorunlarının ve beklentilerinin birliğini temsil eder. Alınan kararlar her kurucu kurul üyesi tarafından benimsenerek ve üyeler arasında uzlaşma sağlanarak kurumsallık kazanmıştır. Üyeler aşağıda adlarının üzerine imza koyarak kararları içselleştirmişler ve doğrulamışlardır. Bu karar metni organik gıdaya erişimin yerli kaynaklara dayalı biçimlenmesini ana öge olarak kabul eder. Ortak kararımızı solucan gübresi üretmek üzere girişim başlatmış iş kesimimiz başta olmak üzere tüm ulusumuza saygı ile arz ederiz.

DİVAN KURULU

Divan Başkanı /İbrahim Doğuş

Divan Saymanı /Muammer Güngör

Divan Yazmanı/Leyla Önder

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir