Marmara Bölgesi Solucan Gübresi Üreticileri Tosgeb Çatısı Altında Örgütlendi.

30 Nisan 2018 / Comments (0)

HABERLER

Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Derneği – ‘Tosgeb Türkiye’ Rasim Aydın’ın yönetimi altında bölgesel çapta etkili olmak ve yerel üreticilere rehberlik etmek üzere ilk bölgesel Sivil Toplum Örgütünü Bursa’da kurdu.

37 kurucu üyenin paydaşı olduğu Tosgeb Marmara – Solucan Gübresi Üreticileri Derneği kurulduğu ilk andan başlayarak birkaç saat içinde bölgede etkinlik gösteren 80 dolayında üreticiyi de üye olarak kaydetti.

Tosgeb Bursa örgütü bu kapsamda Marmara bölgesinde üretim yapan tüm üreticiler için arı ve denetlenmiş bilgiyi derleyerek işleyip arı biçimde üreticilere sunacak. Böylelikle bazı bilgisiz üreticilerin Google ortamında yaydığı sahte ve geçersiz bilgiyi bertaraf etmeyi ve bu yol ile girişimcileri ve yatırımcıları zarardan korumayı hedefleyecek.

——————

BURSA- Tosgeb Marmara, Solucan Gübresi Üreticileri Derneği Kurultayı 4 Kasım 2017 Cumartesi günü Bursa, Çekirge 1. Murat Caddesi 22 numaradaki Gönlü Ferah Hotel’de, an 11:00’de başladı. 36’sı kurucu olmak üzere 80 den fazla üreticinin katıldığı kurultaya, Batı Karadeniz bölgesindeki Solucan Gübresi üreticilerini temsilen SİGİD başkanı Dursun Yaz’da konuk oldu.

Konuşmalar bölümünde, Kayseri’deki Solucan Gübresi Derneği Başkanı Ayşe Coşkun ile de bir telefon bağlantısı kurularak katılımcıları doğrudan hitap etmesi planlandıysa da bağlantı sağlanamaması üzerine bu gerçekleşmedi.

KURULTAY

Kurultayı sabah an10:30 da Hayrettin Başat tarafından başlatıldı. Hayrettin Başat, Tosgeb Türkiye örgütü tarafından bir süre önce Marmara Bölgesindeki Solucan Gübresi Üreticilerini örgütlemekle görevlendirilmişti.

Bay Başat kürsüden yaptığı konuşmada Tosgeb Türkiye Derneği’nin kuruluş amaçlarını sıraladıktan sonra şunları söyledi:

Tosgeb Marmara Derneği’nin kuruluşu için baştan beri bir isteğimiz vardı. Ben Tosgeb Türkiye örgütü ve başkanımız Rasim Aydın’ın düzenlediği çalıştaylara da katılarak yakından izleme fırsatım oldu.

İş kesimimizdeki sorunları hepimiz biliyoruz. Bu sorunları kim çözecek, tek/tek çözebilir miyiz? Tabi ki bu olanaklı değil. İşte biz de örgütlenmekle bunu çözeceğimizi gördük. Biz biliyoruz ki her yerde ayrı/ayrı örgütlenirsek de

bir başarı sağlayamayız.

Türkiye solucan gübresi üreticileri olarak tek ses olmaya ihtiyacımız var. Biz bunun Marmara bölgesi olarak sağlamaya çalışacağız. Tosgeb Türkiye’nin bu alandaki başarılı çalışmalarını izledik ve bundan etkilenerek bu başarıya ortak olmak, bunun bir parçası olmak istedik.

Tosgeb Türkiye ‘nin başkanı Bay Rasim Aydın ile bir dizi konuşmalarımız oldu ve sonunda bu kuruluş programını yürütmek üzere yetki aldık.

Bu çalışmalar 6 aydan beri sürüyor. Bunun bir sonucu olarak bu gün burada ‘Tosgeb Marmara’ Solucan Gübresi Üreticileri derneğini kuracağız.

Bize güvenerek bu yetkiyi verdiği için Tosgeb Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Derneğine ve başkanımız Rasim Aydın’a ve yine benim bu girişimime güvenerek davetime katılan ve yanımda olan sizlere teşekkür ederim.

Burada sizlerin önünde başkanımız Rasim Aydın’a şunu söylemek istiyorum.

Bize güvendiniz. Bizde sizleri mahcup etmeyeceğiz. Tosgeb Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Derneği bizimle birlikte Marmara da ki üreticilere daha yakın olacak.

Zaten Genel Merkezimiz bir bilim kuruluna sahip ve pek çok bilgiyi güvenli biçimde elde ediyor; biz de bu bilgiyi Tosgeb Marmara örgütü olarak siz girişimcilerimize ve yatırımcılarımıza sunacağız.

Gerektiğinde bizde çalıştaylar yaparak yeni bilgiler elde edeceğiz.

Eksiklerimizi takviye edeceğiz.

Tosgeb Türkiye örgütü, iş kesimimizin yaşadığı sorunları aşmak için T.C. Tarım Bakanlığının ilgili daireleri ile beraber çalışıyor. Bunu kanıtı burada aramızda Tarım Bakanlığı Bitki Besleme ve Teknoloji Geliştirme Dairesi’nden bayan Esin Mertol hanımefendinin olmasıdır.

 Kendisine sizlerin önünde bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

 Ben ta başından beri Tosgeb Türkiye’nin çalışmalarını izledim. Uyum ve işbirliği ile sürdürüldüğünü ve bunun sonucunda fayda sağlandığını gördüm.

 Türkiye Solucan Gübresi üretimi alanında bir hukuk var olacaksa, bunu sağlayanın Tosgeb olduğu hepiniz tarafından bilinmelidir.

 Ben bu başarıya ortak olmak için Tosgeb Marmara programının yürütülmesi sorumluluğunu üzerime aldım.

 Burada konuşmamı sonlandırıyorum ve genel başkanımız Tosgeb Türkiye Genel Başkanı Rasim Aydın’ı sizlere hitap etmesi için kürsüye davet ediyorum ” dedi.

Söz alarak kürsüye gelen Tosgeb Türkiye Genel Başkanı Rasim Aydın özellikle Türkiye’nin tarım ürünleri üretimi ve dış ticaretine değindi.

Aydın şunları söyledi:

“Değerli katılımcılar, burada seçkin bir topluluğun önünde olmaktan dolayı memnunum. Burada Tosgeb Marmara derneğini kurmak için toplandık. Amacımız organik gıda üretiminin temel bileşeni olan Solucan gübresini üreteceğiz ve bununla topraklarımıza organizma aşılayacağız. Bunu kutsal bir görev olarak görüyorum. Bu nedenle ben size bazı bilgiler sunmak istiyorum. Gıda arzının iki temel ayağı bitkisel ve hayvansal üretimdir. Son yıllarda dünyada terör, yerel çatışmalar bölgesel bağımsızlık ilanı denemeleri ve küresel olarak insanlığı etki altına alan ülkeler arası siyasi anlaşmazlıklar gıda üretimi ve gıda arzında da bağlantıların sık/sık kopmasına neden oldu. Görünen o ki insanın doyurulması 6,5-7 milyara dayanan dünya için en öncelikli konu. Sürdürülebilir tarım için GDO ve kimyasal etkenler bir yandan karnımızı doyurmak için tek seçenek olarak bize sunulurken, öte yandan sağlığımızı ciddi oranda tehdit ediyor. Bu yüzden hergün yeni ve daha büyük hastaneler kurulduğunu görmekten dolayı memnun değilim. Biz çok sayıda hastane kurmakla değil. sağlıklı toplumu ile övünen bir ulus olmalıyız. Sanırım 21. Yüzyıl su kaynaklarının ve gıdanın bölüşülmesinde ortaya çıkan savaşlarla biçimlenecek.

Tehlike yanı başımızda o halde biz yaygın olarak sağlıklı gıda üretmeliyiz. Bunu ancak sağlıklı toprakla yapabiliriz.. topraklarımız ise bugün hasta edilmiş durumda. Günümüzde kısırlaştırılmış tohumla tohum üretene muhtacız, tohumun anahtarını elinde tutan, dolayısıyla su başta olmak üzere tüm kaynakları ele geçirmiş oluyor. Böylelikle tüm insanlığı kontrol altına alabilir.

 Bu yüzden Tarım bakanlığından daha izlemcil bir bakanlık yoktur diyebiliriz.

Bizler vatanımızın geleceği için, sağlıklı ve sürdürülebilir gıda üretmenin yollarını aramak zorundayız. Bir ülkenin en büyük gücü girişimcilik ruhudur. Bakanlığımızda bizim bugün yarttığımız bu ruha ilgi göstermeli, çabamızı düzenleyerek pazarı sağlıklı yapılandırmalıdır.

Biz şimdi Tarım Bakanımıza çağrı yapıyoruz. Diyoruz ki, Bu enerjiyi birikimi ve çabayı görün taktir edin ve bu insanların girişimci ruhunu yaralamadan katma değer yaratan bir rüzgara dönüştürün.

Sağlıklı gıda sağlıklı bir nesil yaratır.

Sürdürülebilir bir toplum için buna mecburuz.

Bu ülkemizin de geleceğidir.

Bizler, sürekli yeni hastaneler açtığı için değil, ulusuna sağlıklı gıda arz ederek sağlıklı nesiller yetiştirdiği için gururlanan bir ülke olmak istiyoruz. Böylelikle geleceğimize güvenle bakabiliriz.

Fiyat pahalılığını değerlendirme dışı tutarsak, halkımız tarım ve hayvancılık kökenli olduğu için gıda arzında sorun yaşamıyor.

 Ancak bu gıdanın sağlıklı olduğunu söyleyebilir miyiz.

Tabi ki hayır!.

Biz dış ticaret yolu ile Avrupa’ya ve Rusya’ya gönderilen, ancak üzerinde ağır kimyasal madde olduğu fark edildiği için geri çevrilen ve denetimden uzak yakınımızdaki manavın kasalarına kadar getirilen kanserojen gıdaları yiyoruz.

Bu kadar geniş bir alanı bakanlıkta denetlemede yeterli olamaz.. Her satıcının başına bir denetçi koyabilmenin olanağı yoktur. Üreticinin de ve satıcının da dürüst olmasını ve sorumlu davranmasını sağlamalıyız.

Buna kimyasal gübrenin bilinçsizce kullanımından dolayı çoraklaşan topraklarımızı da eklemek gerekir. Gıda güvenliği konusunda tam bir çöküş içindeyiz.

 Kırsal kesimde ilkel yaşadığını söylediğimiz yakınlarımız emin olun ki;

biz kentte yaşayanlara göre daha sağlıklı besleniyorlar.

 Tek şansımız halkımız bitkisel üretime yatkın olduğu için açlık sorunumuzun olmamasıdır.

 Bu durum cumhuriyet öncesi dönemde böyle değildi. Varlıklı ülkelerin varlıklarına ganimet diyerek saldırılır ve savaş ile elde edilen ganimet dağıtılarak borçlar önedir ve yeni bir savaş beklenirdi. Devletin bütçesi böyle hazırlanırdı.

 Nihayet Cumhuriyet ile birlikte kendi toprağımızı ekmeyi ve gıda üretmeyi öğrendik. İşte bu gün bu yeteneklerimizin meyvesini yiyoruz.

 Bu yüzden Gazi Mustafa kemal Atatürk ve onunla bu yola canlarını adayan tüm atalarımıza minnettarlığımızı ifade etmek istiyordum.

 Bize bitkisel üretimi öğretip pek çok bitki türünü ülkemize kazandırdıkları için.

 Dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu ne yazık ki bizim kadar şanslı değil.

 Bu konudaki durumumuzu sizlere iyi ifade edebilmek için Tarım Bakanlığından elde ettiğimiz bazı verileri sizlere sunacağım.

 2003 yılında Avrupa genelinde tarımsal üretimde 4. sıradaymışız.

2016 yılına kadar geçen13 yıllık süreçte birinci sıraya kadar yükselmişiz.

 Bu gelişme bizi Avrupa’nın önemli bir üreticisi ülke konumuna yükseltirken Dünya tarımsal üretim listesinde de 8 sıraya kadar yükseltmiş görünüyor.

 Bu değerler gerçek ise, bu sessiz bir devrimdir.

 Peki 2002 yılında Türkiye’nin istatistiklere yansıtılabilmiş olan toplam bitkisel üretimi ne kadardı?

 İstatistiksel olarak bunun 98 milyon ton olduğu söyleniyor.

 Bunun ekonomik değeri ise 33 milyon Türk lirası iken; 2016 yılı itibarıyla toplam üretimimiz 116 milyon tona, bitkisel üretimimizin parasal değeri ise,118 milyar liraya çıkmış. Görüldüğü gibi dış satışlar her geçen gün artmakta. Dış satışlar 2002 yılında 3.7 milyar dolar iken, 2016 yılının son çeyreğin itibarıyla 17 milyar dolara çıkmıştır.

 Son 15 yıllık süreçte tarım ürünlerinde dış satışlarımız dış alımlara ödenen parayı 58 milyar seviyesinde geçmiş görünüyor. Bakanlığın verilerine göre pek çok üründe Türkiye dünya önderi bir konumda bulunuyor.

Peki gıda arzının ikinci ayağını oluşturan et üretiminde durum ne?

 Et ve yem konusunda dış alımlara zorunlu duruma düşen ülkemizde et fiyatlarının fahiş olması en büyük sorun. Bu bireysel et tüketimimizi düşürüyor.

 Dini günlerde inanç gerekçesi ile yapılan kesimler dolayısıyla önemli bir hayvan varlığını ete dönüştürüyoruz, ancak yine de ülkemizin et ihtiyacını ölçülü ve hukuka uygun bir dağılımla çözemiyoruz.

 Türkiye’de 2014 yılı Kurban gününde 880 bin büyükbaş, 2 milyon 500 bin küçükbaş, 2015 yılı Kurban gününde 867 bin büyükbaş, 2 milyon 700 bin küçükbaş, 2016 yılında ise 920 bin büyükbaş, 2 milyon 950 bin küçükbaş hayvan kesimi yapılmış. 2017 yılında 950 bin büyükbaş, 3 milyonu küçükbaş olmak üzere 3 milyon 950 bin baş hayvan kesimi yapılmış, “Ülkemizde kutsal gün dolayısıyla 4 günde 950 bin büyükbaş hayvan kesimi yapmış, Bu miktar dünyadaki 102 ülkenin her birinin sığır sayısından daha fazladır.

 Geçen kurban gününde kesilen 950 bin büyükbaş hayvan sayısından daha az sığır sayısına sahip 106 ülke var. Neredeyse tamamen kırsal yaşayan ana beslenme kaynağı et olan 86 milyon nüfuslu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde bile sadece ve 949 bin sığır varken Türkiye’de Kurban gününde 950 bin büyükbaş hayvan kesimi yapıyor.

 Ülkemiz bu anlamda plansız ve programsız bir seyir izliyor. Hesapsız kasabın elinde kalır masadı sözündeki duruma düşmemek için biz solucan gübresi üreticileri olarak işimizi iyi öğreneceğiz, plan ve program yapacağız. Sayın cezmi Saday’ın dediği gibi Nitelikli teknolojinin ve bilginin yalnız pasif kullanıcı olmayacağız. Paramızı koşullarımıza bakarak isabetli kullanacağız ve katma değer yaratacağız. Bunu yaparken yaşam kalitemizi de yükselteceğiz. Üreticimizi asla yanıltmayacağız. Ona nitelikli bir solucan gübresi üreterek sunacağız. Bu sorumlulukta davranmayanların ise saha dışına çıkarılması için çalışacağız.” dedi.

Rasim Aydın, konuşmasını tamamladıktan sonra gündeme geçildi ve önce İstiklal Marşımızın eşliğinde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun şahsında tüm şehit gazi ve kahramanlarımızın onuruna, ayağa kalkılarak bir dakikalık saygı duruşu yapıldı, atalarımız için iyi dilekler sunuldu.

Ardından Tosgeb Türkiye Genel başkanı Rasim Aydın, gündeme devam ederek, Divan kurulunun oluşturulması için Operatör Doktor Cezmi Saday’ı önerdi. Saday oy birliği ile ‘Divan Kurulu’ başkanı seçildi. Ardından Ali Rıza Aytaç, Divan Kurulu Saymanlığına, Engin Pekbaş ise Divan Kurulu yazmanlığına seçildi.

Rasim Aydın tarafından katılımcılara Tosgeb Marmara Solucan Gübresi Üreticileri Derneği’nin kuruluş amacı ve faaliyetleri hakkında kuruluş yasasına dayanılarak bilgi sunuldu.

Kuruluş yeter sayısının tespiti için yoklamaya geçildi. Yoklama sırasında salonda 83 katılımcı olduğu görüldü ve bunlardan 36’sının kurucu üye olduğu ifade edildi. Kurucu üyelerin ad listesi şöyle oluştu.

01 – RASIM AYDIN

02 – HAYRETTİN BASAT

03 – ADEM AKAR

04 – ALPER ÖZEREN

05 – BÜLENT BATUR

06 – C. TOLGA BAYRAKTAR

07 – CİHANGİR YILMAZ

08 – EKREM ATAR

09 – EMRE ERDEM

10 – EMRE SARIKAYA

11 – ENGİN PEKBAŞ

12 – ERHAN ERİKLİ

13 – ERHAN SARIKAN

14 – FİGEN SUBAŞI

15 – GAMZE PALABIYIK

16 – GÖKHAN PALA

17 – GÜLDEREN KARABULUT

18 – HASAN ESEN

19 – HAŞİM YILDIZ

20 – İLHAN KARABACA

21 – KENAN TUNALI

22 – LEVENT ZORLUOĞLU

23 – MEHMET EMİN AKÇA

24 – MESUT AGURTLU

25 – M. CİHAT KESKİN

26 – MURAT TAKIMCIGİL

27 – MUSTAFA YİĞEN

28 – NEBİ AKSOY

29 – NURETTİN BASAT

30 – OSMAN KESKİN

31 – ÖZDEMİR BİLİK

32 – TÜRKŞAN OKAN

33 – UMUT KOCABIYIK

34 – YUNUS DAŞDEMİR

YÖNETİM KURULU SEÇİMİ

Yoklamadan sonra, Tosgeb Marmara, Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyelikleri için aday başvuruları kabul edilmeye başlandı. Başvurular tamamlandıktan sonra Divan Kurulu ad listesini hazırladı ve adayların adlarını tek/tek okuyarak, sahneye davet etti. Adaylar sahneye geldikten sonra kısaca kendilerini tanıttılar ve ardından her aday için tek/tek oylama yapıldı.

Oylama sonuçları Divan Kurulu Saymanı Ali Rıza Aytaç tarafından izlenerek açıklandı ki; Tosgeb Marmara, Yönetim Kurulu’na asıl üye olarak Hayrettin Basat, Ekrem Atar, Levent Zorluoğlu Alper Özeren, Cem Tolga Bayraktar yedek üye olarak Engin Pektaş, Gülderen Karabulut, Umut Kocabıyık, Özdemir Bilik ve Kenan Tunalı oybirliği ile seçildi.

Sonuçlar; Yazman Engin Pektaş tarafından kayda geçirilerek Divan Kurulu Başkanı Cezmi Saday tarafından onaylandı ve tüm katılımcıların önünde kazananlara tebliğ edildi.

 DENETİM KURULU SEÇİMİ

Ardından Denetim Kurulu asıl ve yedek üyelikleri için başvuru kabul açıldı.

Divan Kurulu aday başvurularını kabul edip, listeyi kapattıktan sonra adayların adlarını tek/tek okuyarak, sahneye davet etti.

Sahneye gelen adaylar kısaca kendilerini tanıttılar ve ardından her aday için tek/tek oylama yapıldı. Oylama sonunda Tosgeb Marmara, Denetim Kurulu’na girmeye hak kazananların listesi açıklandı.

Denetim Kurulu, Asıl üyeliğine Emre Sarıkaya, Muhammet Cihat Keskin, Murat Takımcıgil’in Yedek üyeliğine ise, Figen Subaşı, Mehmet Emin Akça, Mesut Agutlu’nun oybirliği ile seçildiği, Divan Kurulu Saymanı Ali Rıza Aytaç tarafından açıklandı. Açıklanan sonuçlar Divan Kurulu Yazmanı Engin Pektaş tarafından kayda geçirilerek Divan Kurulu Başkanı Cezmi Saday tarafından onaylandı ve tüm katılımcıların önünde kazananlara tebliğ edildi.

Divan Kurulu Başkanı Cezmi Saday gündemde başka bir konu olmadığından Divan’ın görevini sonlandırdığını ve yetkinin seçilmiş Genel Kurula geçtiğini duyurdu.

Yeni kurulan Tosgeb MarmaraSolucan Gübresi üreticileri Derneği’ ilk Genel Kurul toplantısını an 15:00 da tüm katılımcıların önünde yaparak; Tosgeb Marmara Derneğinin başkanlığına oy birliği ile Hayrettin Başat’ı seçtiklerini derneğin adının kısaca ‘Tosgeb Marmara’ olarak anılması yönündeki önceki uygulamaya devam edilmesine karar verildiğini açıkladı.

Bunun ardından Yönetim kurulu başkanlığına seçilen Hayrettin Başat, Genel Kurul’a konuştu ve şunları söyledi;

“ Bu oluşumu başlatmak için bize yetki veren Genel başkanımıza ve beni bu yolda yalnız bırakmadan bu seçkin topluluğu oluşturan sizlere teşekkür ediyorum.

Bizler, Tosgeb Bursa adı altında il çapında örgütlenmek ve ortak sorunlarımızı ortak çözmek için yola çıkmıştık. Ancak Tosgeb Türkiye derneğinin başkanı Rasim Aydın tarafından bölgesel çapta üreticilere rehberlik etmemizin daha yararlı olacağı söylendi. ÖrgütünTosgeb Marmara’ adı ile kurulması önerildi.Bu konuda karar kıldık ve başladık. – Dilerim ki, hepimizi yaratan Allahım çalışmalarımızda bize yardım etsin. Bizi mahcup etmesin. Önce Yönetim olarak konuları önümüze koyup değerlendireceğiz, ardından kapsadığımız Marmara bölgesindeki tüm illerimizde etkin olmak için bir plan yapacağız ve aldığımız kararları uygulayacağız” dedi.

Hayrettin Basat konuşmasını tamamladıktan sonra Dernek Kuruluş Yasası’nı Genel Kurula okuyarak katılımcıların sorularını yanıtladı ve oylamaya geçildi. Genel Kurul,Dernek Kuruluş Yasası” oy birliği ile kabul etti ve yürürlüğe koydu.

Derneğin kurumsal kimlik kazanmasından sonra T.C. Tarım Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Yönetmenliği’nden Müdürlüğünden Tarım Ziraat Mühendisi Esin Mertol, Tobgeb Türkiye başkanı Rasim Aydın tarafından konuşma yapması için kürsüye davet edildi.

Bayan Mertol katılımcılara şunları söyledi:

“Burada bu seçkin topluluğu görmekten dolayı memnunum.

Gerçekten harika şeyler yapacağınızı düşünüyorum.

 Solucan Gübresi üretimi konusunda ilk tanıdığım kişi Operatör Doktor Cezmi Saday olmuştu. Geçmişte bu konuda pek çok tartışma yaptık.

 Bu iş benim kafamda Cezmi saday ile belirginleşti.

Saday ile zaman içinde görüştükçe biz de bu konuda aşama/aşama bilgi sahibi olduk. Şu anda ülke genelinde Solucan gübresi üretimine yönelik olan bu ilgiye bende şaşırıyorum. Her gün onlarca arayan yurttaşımız bu konuda bir şeyler yapmak için bilgi istiyor.

 Ancak elimizde tamamen çerçevelenmiş bir bilgi altyapısı yoktu.

Elimizden geldiğince yurttaşlarımızın girişimlerinin önünü açmaya çalıştık.

Bizi bu konuda ziyaret eden farklı üreticiler oldu. An/an bu konu ile ilgili sohbetler yaptık, ancak bu sohbetleri somut bir aşamaya taşıyıp sağlıklı bir düzenleme yapmak için bu ziyaretçilerden de somut bir adım gelmedi. Bu yüzden uzun yıllar ilerleme olmamıştı.

 Önce Kayseri tarafında bir örgütlenme oldu. Oradaki İl Tarım Yönetmenliğimiz Müdürlüğümüz elinden gelen çabayı harcadı. Ardından İçinde bulunduğumuz bu yılın başında Rasim Aydın’ın daveti ile İstanbul da Tosgeb derneğinin kuruluşuna gözlemci olarak katıldık.

 Bu kadar hızlı bir çıkış beklemiyorduk. Kısa sürede Tosgeb önümüze pek çok sorunlar listesi koydu ve bunları çözmek için sürükleyici oldu ve çalıştaylar yaptı ve Tosgeb Türkiye’nin sürüklediği bu süreç bizi bugünkü aşamaya kadar getirdi.

 Önceki hafta Antalya da Tosgeb’in ve yine kimyasal Gübre İthalat ve İhracatçılarının katılımı ile hukuk yaratılması ile ilgili çalıştayımızı tamamladık.

 Şimdi burada ayrıntıları vermeye yetkili değilim. Çünkü Antalya çalıştayında elde edilen sonuçların üzerinde Bakanlık olarak bazı düzeltmeler yapmamız gerekebilir. Bu yüzden yönetmeliğin yayınlanmasını beklemelisiniz.

 Ancak şunu net olarak ifade etmek isterim. Bu işin bir yem hazırlanması aşaması var ki orada ısıl işlem yapılması gibi bazı detaylar var. Bu konuda yetkili daire Veteriner Halk Sağlığı dairesidir.

 Onlardan üretim yeterlilik belgesi aldıktan sonra bizim dairemize başvurup diğer yeterlilikleri de denetletmek sureti ile üretim belgesi alabileceksiniz.

 Artık ürettiğimiz ürüne solucan gübresi diyebilmek için hangi değerin ne olması gerektiği açık olacak. Bu değerlerin oranlarını ve aralıklarını Antalya çalıştayında tartışarak hazırladık. Orada bazı üreticiler, kimyacılar biyaloglar ve toprak bilimi ile uğraşan bilimcilerimiz de vardı Her konu tartışılarak gerekçeleri ile birlikte karar bağlandı.

 Bu hem bizim hem de sizin işimizi kolaylaştıracak ve denetlenebilir hale getirecek. Böylelikle işini iyi yapanlar, kötü yapanlardan sıyrılarak yükselecektir. Bizim birimin görevi tüketicinin korunmasıdır.

 Yönetmelikte duyurduğumuz koşullara uymayan işletmeleri denetleyerek eksiklikleri gidermesi için zaman tanıyacağız ancak buna rağmen hatalarını düzeltmeyenleri kapatmak zorundayız. Sizi denetlemekteki amacımız tüketiciyi korumaktır. Ben Tosgeb’in bu iş kesimini sağlıklı ve güvenilir biçimde yapılandıracağına ve sizlerin tesislerinin ve ürünlerinizin kalitesinin yükselmesinde de etkili olacağına inanıyorum” dedi.

Kurultayın üçüncü bölümünde ise sorular / yanıtlar vardı. Solucan Gübresi iş kesiminde yorum ve analizleri ile ışık uttan Kadır Eray, Tosgeb Bilim Kurulu Başkanı Operatör Doktor Cezmi Saday, T.C. Tarım Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Yönetmenliği’nden Tarım Mühendisi Esin Mertol ve Tosgeb, Türkiye Kurucu Üyelerinden İbrahim Doğuş katılımcıların sorularını yanıtladılar. Bu sırada bazı soruları yanıtlamak için Tosgeb Marmara kurucu üyelerinden Cem Tolga Bayraktar da söz alarak özelikle girişimcinin yatırımcıya dönüşmesi sırasında alınması gereken izinlerin önemine değindi bu konuda katılımcılara önemli ve ayrıntılı bilgi sunumu yapıldı.

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir